AYNEN ARKADAŞIM…..
Günümüzde, iletişim araçlarının geliştiği ve gelişmeye
devam ettiği aşikârken, kurduğumuz
iletişim eskisi kadar yoğun ve verimli değil maalesef. Eskilerde anne babalar
çocuklarıyla, çocuklar arkadaşlarıyla, kardeşleriyle iletişimi konuşarak kuruyorlardı.
Bir çağdaş arkadaş bu iletişime kara düzen iletişim adını veriyor, günümüzde
elektronik mecralarda kuruduğu iletişim de çağdaş iletişimi de olarak
adlandırmakta. Ona göre çağdaş iletişim insanı yormuyor, germiyormuş. Bir
ekranın arkasına saklanıp kurduğunu sandığın şey ne kadar iletişim ise
çağdaşlığı da o kadardır. Ruhsuz, duygusuz, bir mermer gibi sert ve soğuk tıpkı
kullanan ve savunan gibi yalnız. Dedelerimizin
zamanında ki akşamlarda; misafirler gelir, sohbetler edilir, sıcak, içten,
samimi, ortamlarda insanlar ruhlarını dinlendirirlerdi. Ama o muhabbet
meclisleri insanı yoruyor olmalıymış ki arkadaşın pek hoşuna gitmiyormuş. Hatta şanslıymış o zamanlarda yaşamadığına. Zatı
şahaneleriyle biraz sohbet ettim. Adam
haklı arkadaş. Ortaya iletişime geçmek
için ne dediysem arkadaş tek kelime ile kendisini ifade edebildi ve dediği gibi
kendini hiç yormadı.
“”-Bu
gün hava çok sıcak bu mevsimde bu kadar sıcak hava hayra alamet değil, sen ne
düşünüyorsun?
-AYNEN
Günümüzde
veliler çocuklarıyla çok ilgili görünüyorlar ama aslında ilgisizler, sadece
çocuklarının başına bir şey geldiği zaman okula hesap sormaya geliyorlar,
eğitim durumları sanki pek umurlarında değil gibime geliyor.
-AYNEN.””
Arkadaşım
çağdaş dediği iletişimle tek kelime ile kendisini anlatıyor.
Bir söz üstadına sormuşlar:
-Efendim
hakikat yerine gerçek desek ne olur? Diye.
-Hakikati
kaybedersin evlat. Hakikati. Diye cevap veriyor.
Anlaşılan bizim arkadaş ta onun
yerine bu kelimeyi kullanayım, bunun yerine şu kelimeyi kullanayım derken
elinde sadece AYNEN kalmış. Onu da sımsıkı tutmuş kaybetmemek için sürekli
kullanıyor.
Peki neden tek kelime duygularını
ifade edecek hale geldi? Cevap çok basit konuşmaya gerek duymuyoruz. Kullanılmayan
her nesne yok olmaya mahkumdur. Dil ve dili oluşturan kelimeler kullanıldıkça,
konuşuldukça yaşarlar. Kelimelerin ömürleri konuşulma süresi kadardır.
Kullanmadığımız kelimeler ölmekte, kelime dağarcığımızın sınırları daralmakta,
konuşurken kelime bulmakta geçirdiğimiz zamanı eeeeee diyerek dolduruyoruz.
Çoğumuz konuşma sırasında meramını anlatırken kullandığı bu eeeeeeeeee lerin
farkına bile varamıyor. Konuşma esnasında zaman kazanmaya (kullanılacak
kelimeyi aramaya yönelik) çıkarılan bu anlamsız sesler konuşmacının
yetersizliğidir. Dinleyicinin dikkatini dağıtan bir faktördür. Gerçek alemde kullanmadığımız kelimeleri
unutmak kaçınılmazdır. Sanal alemde (çağdaş iletişimde) klavye senin yanlış
yazdığın (söylediğin) kelimeyi düzeltiyor hatta yetinmiyor, arama motorları
bunu mu demek istediğiniz diye sizden akıllı olduğunu yüzünüze çarpıyor. O
zaman ne yapıyoruz? Cahilliğimizi gizlemek için “Merhaba” yerine “mhb”, “
nasılsın” yerine “nsl”, vedalaşmak için iyi dilek ve temennilerimiz yerine “by”
yazıp durumu kurtarıyoruz. Sonra da AYNEN kelimesine mahkum oluyoruz.
Kitap okumak çok güzel bir
alışkanlıktır. Bir hocam okuduğun kitapta ilk defa duyduğun veya okuduğun
kelimeleri bir kâğıda not et. kitabı bitirdiğin zaman o kitabın sana kaç kelime
kazandırdığını görürsün, böylece okuduğun kitabın faydalı mı yoksa zaman kaybı
mı olduğunu anlayabilirsin demişti. Geçen gün öğrencilerden birinin okuduğu bir
kitabı aldım, bir ders saati için. Rastgele bir yerinden başlayıp elli sayfa okudum
okuduğum sayfalarda ilk defa karşılaşacağım kelimeleri not almayı düşündüm.
Elli sayfada ilk defa duyduğum bir kelimeye denk gelmedim. Anlaşılan kitap
günlük konuşmada kullandığımız 200-250 kelimeyle yazılmış. Yani yazar arkadaş
bu kadar kelimenin bize yeteceğine kanat getirmiş. Biz de sesimizi
çıkartmayarak(kitabını alıp okuyarak) yazarımıza haklısın demişiz.
Hulasa; dilimizdeki kelimeleri kullanmalı,
çocuklarımıza öğretip onlarında o kelimelerden günlük hayatlarında istifade
etmelerini sağlamalıyız. Çocuklarımızın ve öğrencilerimizin kelime
hazinelerinin inkişafında ebeveynlerin ve öğretmelerin doğru telaffuz ettikleri sözcükler onların dimağlarının gelişmesinde en önemli faktördür.
Durmuş YILMAZ
Sınıf Öğretmeni
Sınıf Öğretmeni
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder